Sıfırdan 8 Saniyeye E-Ticaret Sektörü

E-Ticaret sektörü Dünya’da ve ülkemizde hızla büyümektedir. Pek çok kişi mevcut işini internete taşırken, bazı girişimler ise sadece internet üzerinde farklı ürünler ile kullanıcılarına hizmet etmektedir.

Bir e-ticaret sitesi oluşturmanın zaman ve maliyetler konusunda birçok faydası bulunmaktadır. Ancak e-ticaret nimetlerinden faydalanmak zannedildiği kolay değildir. Yapılan birçok araştırma, oluşturulan sitelerdeki; tasarım, ürün, içerik ve pazarlama hatalarının olduğunu göstermektedir.

E-ticaret sektöründeki rekabeti şu şekilde açıklayabiliriz; Herhangi bir ürün satın almak isteyen bir kişinin, bulunduğu semtte dolaşabileceği mağaza sayısı ve o mağazaların sizinle aynı ürünü satma olasılığı çok düşüktür. Bu da sizleri daha fazla firma ile rekabet etmekten kurtarır ve potansiyel müşterinizi kaçırma ihtimalinizi düşürür. Ancak e-ticaret siteleri için durum biraz daha zordur. İnternet başında tek bir arama ile yüzlerce hatta binlerce sonuca ulaşan kullanıcılar, daha az zaman harcayarak daha fazla web sitesini gezecek ve bu da sektördeki rekabetinizi arttırmış olacaktır. Tabi zorluklarının yanında size ulaşamayan, ürün ve hizmetlerinizden haberdar olamamış milyonlarca potansiyel müşteriye sahip olduğunuz gerçeğini de unutmayalım.

E-ticarette başarılı olmanın püf noktası bu işte; bu kadar büyük rekabet ortamında, milyonlarca potansiyel müşteriye en hızlı ve kaliteli bir şekilde reklam, satış ve satış sonrası hizmeti vermeniz gerekmektedir. Aynı zamanda web sitenizin tasarımını, ürün görsellerini ve ürünler ile ilgili açıklamaları da en anlaşılır şekilde ziyaretçilerinize sunmalısınız. Ve unutmayın bunun için sadece 8 saniyeniz var!

İlk Görüşte Aşka İnanır mısınız?

Eğer inanmıyorsanız düşüncelerinizi tekrar gözden geçirmenizin vakti geldi demektir. E-ticarette başarılı olmak için dış görünüşünüze çok önem vermelisiniz. Dış görünüşten kasıt, sitenizin tasarımıdır. Kullanıcılar, web sitenize geldiği andan itibaren sitenizde kalmak için ikna olmalıdır. Tasarımda kullanacağınız renkler, menülerin yeri, vitrindeki ürünlerinizin boyutları..vs. sitenizin dış görünüşünü oluşturacaktır. Potansiyel müşterilerinizin sitenizden alış veriş yapmaya karar vermesinde ikna edici ilk unsur sitenizin görünüşüdür.

Bir Dil Bir Site, İki Dil İki Site!

Her e-ticaret sitesinin satmış olduğu ürün ve hizmetin çeşidine göre belli bir müşteri potansiyeli vardır. Bazı siteler sadece bölgesel ya da ülkesel satışları hedeflerken, bazı e-ticaret siteleri global pazarda kendilerine pay aramaktadırlar. Eğer müşterilerinizi, ürünlerinize ve satışa yönlendirmek istiyorsanız, onlarla aynı dili konuşmaya özen gösterin. Bu konuda sitenize gelen trafiği çeşitli araçlarla ölçümleyerek hangi dillere önem vermeniz gerektiğini belirleyebilirsiniz. Sitenize gelen kullanıcılar için farklı dil seçenekleri oluşturabilir ya da siteye gelen kullanıcının IP’sine göre ilgili dilde sitenin otomatik olarak açılmasını sağlayabilirsiniz.

Gözler Kendilerine, Kulaklar Başkalarına İnanır

Ünlü bir Alman atasözü, insanların gördüklerine karşı daha duyarlı olabileceğini anlatmaktadır. Sizler de e-ticaret siteleriniz için pazarlama çalışmaları yaparken, çoklu kanal stratejileri benimseyerek, her kanalda aynı müşteri deneyimini yaşatmanız gerekmektedir. Bu şekilde sitenize gelen trafiği ve dönüşümleri arttırabilirsiniz.

Yapacağınız pazarlama çalışmaları ile sizi her yerde gören kullanıcılar, sitenize geldiğinde daha ikna olmuş bir şekilde geleceklerinden, hem sitede kalmaya karar vermeleri hem de ürün satın alma eğilimleri artacaktır.

Kullanıcılarınıza Kendilerini Özel Hissettirin

E-ticaret siteleri için son dönem trentlerinden biri olan kişiselleştirilmiş kampanyalara yönelin. Kullanıcı davranışlarını ölçümleyerek, ilgili kullanıcıya ilgili ürünleri pazarlayın. Bu şekilde yapacağınız pazarlama çalışmalarında nokta atışı yaparak hem pazarlama maliyetlerinizi azaltacak hem de daha yüksek geri dönüşler sağlayacaksınızdır. Kullanıcı, daha önce almış olduğu ürün ya da ürün grubu ile ilgili bir reklam görseli gördüğünde mutlaka tıklayacak ve ikna edilmiş olarak sitenize geldiği için sitenizde kalıp kalmama konusunda kararsızlık yaşamayacaktır.

Bu konuda başarılı olmak için gelişmiş veri kaynaklarından faydalanarak, hazırlayacağınız kampanyalarda, hangi kullanıcının hangi sayfaları dolaştığı, hangi ürünleri aldığı, sepette ürün bırakıp bırakamadığı gibi bilgileri analiz etmeniz gerekmektedir. Unutmayın ki; pazarlamacıların sadece % 30’u gelişmiş veri kaynaklarını kullanmaktadır.

Dünya ülkelerine oranla henüz yeterli seviyelere çıkamasa da Türkiye piyasası için e-ticaret sektörünün gelişim içerisinde olduğunu söyleyebiliriz. Çeşitliliğin arttığı bu sektör aynı zamanda satıcılar içinde her geçen gün daha zorlu rekabet şartları oluşturmaktadır. Firmalar birbirleri ile rekabette bir adım daha öne geçmek için farklı stratejiler benimsemektedir. Bunlardan biri de siteye gelen yeni ziyaretçiyi sitede kalmaya ikna etmek üzerinedir. Bu konuda göstereceğiniz başarı, sitenizin satış hacmini arttırarak, potansiyel marka değerine ulaşmanızda katkı sağlayacaktır.

Bu Yazıyı Beğendin mi?

0 points
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%